Tehlikeler karşısında duyulan korku temel olarak insanı, elbette çocuğu da dış dünyanın güçlüklerinin altından kalkmaya zorlar. Diğer korkulardan en belirgin farkı, öğrenmeye ve gelişmeye zorlamasıdır. İnsan tedbirler alarak, temkinli olmayı öğrenerek ve yeterliliklerini artırarak tehlikeler karşısında duyduğu korkuyu azaltabilir ve denetim altına alabilir. Tehlikeleri azaltabilmek için, yapılacak bir eylemin ne gibi tehlikeler getirebileceğinin öngörülebilmesi gerekir. Öngörülerse, ancak daha önceki tecrübelerden yararlanılarak geliştirilebilir. Ayrıca kişi, söz konusu eyleme ne kadar hazır olduğunu da doğru kestirmelidir. Gerekirse dinlenmeyi ya da yardım istemeyi ya da vazgeçmeyi bilmek zorundadır. “Ben yaparım”, “ben kazanırım”, “benim istediğim olur” diyen böbürlenmeci bir tutumun yerini aklı başında, gücünü doğru tartan ve en verimli, en gerçekçi yolu bulmaya çalışan bir tutum ve bu tutumu üreten bir yapı alır.