terbiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terbiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Omnipotans dönemi ve tuvalet terbiyesi

Bizim kültürümüzde tuvalet terbiyesi ortalama olarak 1,5-2,5 yaş arasında verilir. Halbuki bu dönemde çocukların dürtüleri, daha önce yoğunluklu olarak bulunduğu ağızdan ve vücut yüzeyinden bağırsaklara ve anüs bölgesine erişmiştir. Normal gelişen 2 yaş çocuğu için vücudun en önemli haz alanı, anüs ve kalın bağırsakların rektum denen son kısmıdır. Çocuğun bağırsaklarının dolu olması ve “kaka” yapma anı dürtüsel bir haz üretir. Bu durumda, anüsün ve kakanın haz üretme alanı haline gelmesi çocuğun dikkatini kakasına çevirmesine neden olur.
Çocuğun kakasıyla oynamak, sağa sola bulaştırmak, kakasıyla övünmek, kokusundan, miktarından hoşlanmak gibi duyguları ve eğilimleri oluşur. İnsanoğlunun kendisine haz veren nesneleri aşırı biçimde yatırımlandırma ve yüceltme özelliği burada da görülür; çocuk, kakasına neredeyse âşık olur. Kaka bir anlamda çocuğun kendi ürettiği bir şey, kendisine ait bir yaratıdır. Kaka sevgisi sonraları, oluşturduğumuz şeyleri, eserlerimizi sevmeye yatkınlık şeklinde, insan tabiatının bir özelliği olarak sürer gider.

MÜKEMMELİYETÇİ ANNE

“Ben sıradan olanı sevemem, ancak mükemmel olanı sevebilirim,” demek, aslında bir sevme eksikliğidir ve iyi anne kalıbını anlattığımız bölümde sözünü ettiğimiz yeni değer yargılarının çok desteklediği bir durumdur. Patronunuz mükemmeliyetçiyse çalışma hayatınız cehenneme dönebilir ama imkânınız varsa, başka bir iş bulursunuz. Annesi mükemmeliyetçi olan bir çocuğu ise zor bir hayat beklemektedir. Böyle bir çocuğun sevilebilir bir varlık olduğuna dair inancı zayıftır, hatta buna inanmaz. Oysa bu, ruhun en temel ihtiyacıdır, aksi halde insan hiçbir zaman tam olarak bu dünyanın bir parçası olamaz. Hatta daha ileri gidip şunu söyleyebiliriz: Sevilebilir bir varlık olduğuna inanmamanın en ağır biçimi, bir tür lanetlenmiş olma duygusudur.

Dolayısıyla mükemmeliyetçi bir annenin çocuğu bu duygu zemini üzerinde, sevilebilir olmak için sürekli mükemmel olmaya çalışır. Eğer anneyi dengeleyen, sevme kapasitesi daha yüksek olan bir babası yoksa, çocuk da mükemmeliyetçi olur. Genel olarak annenin mükemmeliyetçiliği çocuğun hayatını çok zorlaştırır. Onun kendisi olmasına, yaşını yaşamasına engel olan, devamlı başarı ve kusursuzluk talep eden bir tutum çocuğa büyük zarar verir. Ancak gerçek mükemmeliyetçilikle ergenlik çağındaki biricik olma ihtiyacının oluşturduğu mükemmel olma arzusunu da karıştırmamak gerekir. Bunun yanında, mükemmeliyetçi annelerin çocukları bazen annelerine tepki olarak fazlasıyla dağınık olabilir. Erişkinlikte de sürüyorsa, mükemmeliyetçilikten söz edebiliriz.