Can sıkıntısı aslında yok edici öfkenin bir sonucu değildir ama bazen insana kendisini son derece kötü hissettiren önemli bir duygudur; ruhsal yatırım yapılabilecek bir nesne veya amaç oluşturulamaması halinde ortaya çıkar. Sevememenin, bağlanamamanın, herhangi bir nesneye yatırım yapamamanın bir sonucudur ve bizi ilgimizi çekecek, sevebileceğimiz ve bağlanabileceğimiz bir şeyler bulmaya mecbur eder. Can sıkıntısından kurtulabilmek için haz kapasitesine, bir şeyler oluşturabilecek, ilişki kurabilecek bir sevme becerisine ihtiyacımız vardır.
Bağlanma, ilişki kurma ve sevme sorunu olan her insan mutlaka annelikle ilgili bir eksiklik yaşamıştır ve yok edici öfkesi de fazladır. Yok edici öfkeyi ruhsal alanın dışında tutmanın en temel yolu, fantezileri muhafaza etmektir. Bu durumda da kişi kendisiyle yüzleşmekten kaçınacaktır. Bu kişiler, fantezilerini muhafaza edebilmek için hiçbir şey yapmadan yaşamaya yatkın olurlar fakat bu sefer de canları çok fazla sıkılmaya başlar. Yani can sıkıntısı, öfkesinden uzak durmak için eylemsizliği seçmiş bir insanı bir şeylerle meşgul olmaya, heyecan yaratmaya iter. Bazen bu ihtiyaç o kadar artar ki, insanların can sıkıntısından kurtulmak için yaptığı birçok şey dışarıdan saçma gibi görünür. Saatlerce bilgisayar oyunları oynayanlar, hiç tanımadıkları insanlarla bilgisayar başında günler geçirenler, kumar masasından kalkamadığı için gidip karnını doyuramayan ve yatamayan insanlar, önemsiz bir konuyu saatlerce tartışan ve birbirlerine büyük bir öfke duymaya başlayan arkadaşlar aslında belki de çok temel bir duygudan, can sıkıntısından kaçınmaya çalışmaktadır.
Bu insanların can sıkıntısından kurtulmak için buldukları yollara pek şaşırmamak gerekir.