Erişkinlik, aslında insanın kimseye muhtaç olmadan kendi hayatını, kendi dünyasını kurabilmesi ve kendi doğrularına göre yaşayabilmesi anlamına gelir. Bunu yapabilmek için insanın üretken, işbirliği yapabilen ve sevebilen birisi olması gerekir. Gerçek anlamda erişkin olabilmek, ancak “büyümeye hazır bebek”, “büyümeye hazır çocuk” aşamalarından geçmiş, hem yeterli annelik hem de babalık almış kişiler için mümkündür. Bu durumdaki bir insan üç katmanlıdır; bebek, çocuk ve erişkin katmanlarına sahiptir. Buradaki erişkin katman, esas olarak, kendisine ve çocuklarına ebeveyn olabilmeyi ve üstlendiği sorumlulukların altından kalkabilme işlevini içerir.
Genel olarak erişkin taraf, insanın yapması gerekenlerin ne olduğunu anlayabilmesini, bunlarla ilgili kararlar verebilmesini ve bunu uygulayabilmesini kapsar. Bazen yapılması gerekenler sert olmayı gerektirir, bazen büyük fedakârlıklar içerir, bazen de istenen sonucu elde etme olasılığı çok düşüktür ve hatalı olma riski yüksektir; çoğu zaman bütün bunların sorumluluğunu üstlenebilmek büyümüş olmayı, bir erişkin haline gelmiş olmayı gerektirir. Bir erişkinin yerini doldurabilmesi için hem hayat gerçeğini, hem de kendi gerçeğini doğru algılayabilen gerçekçi bir insan haline gelmiş olması gerekir. Aksi takdirde kişi doğru kararlar veremez ya da verdiği kararları uygulayamaz.