Kin, genellikle narsisistik bir yaralanmaya cevap olarak oluşan bir öfke biçimidir. Narsisistik öfke, zaten tabiatı gereği orijinal ruhsal enerjiye yakındır ve kişi, buna yol açan varlığı bu dünyadan yok etmek ister. Onunla aynı dünyada yaşamakta olmak yaralanmanın sürmesi anlamına gelir. Aşağılanma, küçümsenme, küçük düşürülme, narsisistik yaralanma oluşturacak durumlardır fakat bazen hastanın kin duyduğu insan hiçbir şey yapmadığı halde de bu öfke oluşur. Ağır narsisistik şişkinlikleri olan insanlar yenilmeyi de narsisistik bir yaralanma olarak yaşarlar; kin, bu tip durumlarda da ortaya çıkabilir. Diğer yandan, bir insan, özellikleriyle karşısındaki insanda haset duygusunun uyanmasına yol açıyorsa, onun kinine maruz kalabilir çünkü hasedin uyanması kimi insanlarda bütün narsisistik dengenin allak bullak olmasına yol açar. Böyle bir durumda kişi haset ettiği insanın iyiliğini isteyemez, ona gizli bir düşmanlık besler.
Kin duygusu, bu öfkeyi uyandıran insanın görünür bir eylemi sonucunda oluşan bir zarardan kaynaklanıyorsa, kişi intikam almak ister, öfkesi ancak intikamla hafifler. Bazen böyle bir intikam bütün hayatın amacı haline gelebilir, kişinin kimliğinin bir parçası olur. Onu intikam almaktan alıkoyan tek şey, kanunlar veya toplum tarafından cezalandırılma korkusudur. Böyle bir korkunun olmaması ise kişiyi suç işleyecek hale getirebilir.