kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

KADININ DOĞASI VE SEVME BİÇİMİ

Kadın ve erkek doğası birbirinden farklı ve birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Bu anlamda, aslında kadın erkek ilişkisi için “çok kapsamlı bir işbirliği” tanımlamasını yapabiliriz. Kadın, erkeğe göre çok daha fazla sevgi ilişkisi yönelimli bir varlıktır. İlişkiler oluşturmaya, bunların sürmesini sağlamak için çaba harcamaya yatkındır. Nitekim annelik de büyük ölçüde, ilişki kurma kapasitesi olmayan bir varlıkla -bebekle- ilişki kurmayı, bu ilişki içinde onu büyütmeyi kapsar. Erkek ise dış dünya yönelimlidir ve dış dünyayla baş etmeye çalışır. Kadınla erkek arasındaki bu yönelim farkını daha küçük birer çocukken bile gözleriz.

Erkek çocuk hareketlidir, atlayıp zıplar ama aynı zamanda dış dünyanın nesneleri üzerinde hâkimiyet kurmaya çalışır. Yapıp bozar, parçalayıp tekrar bir araya getirir, mekanizmasını anlamaya çalışır ve bunları yaparken o şey üzerinde hâkimiyet oluşturmuş olur, nihayetinde de bir kenara bırakır. Kız çocuk ise yakın çevresindeki insanların kendisiyle meşgul olmasını sağlamaya çalışır ve bu meşguliyeti mümkün olduğu kadar devamlı kılmak ister; sahip olduğu nesnelere (oyuncak, kılık kıyafet) daha bağlıdır, paylaşmayı sevmez. Kız çocukları bebekliklerinden itibaren çevrelerinin sevgisine ve bu sevginin devamlı gösterilmesine daha çok ihtiyaç duyarlar.

ANNELER VE KIZLARI

Kadının, ilk çocuğunun kız olmasını istemesi bir kadın olarak kendini sevme ihtiyacının öne çıktığı anlamına gelir. Bir kız çocuğu doğurmak ve onu çok sevmek, annenin benlik oluşumuna olumlu bir katkıda bulunacaktır. Bu bakımdan, annenin kendi cinsiyetini benimsemiş erkek sever bir kadın olması, kızını büyütme sürecinde belirleyici öneme sahiptir.

Kız çocuğunun özelliklerini anlattığımız bölümden hatırlanacağı gibi, 2,5 yaş civarında bedensel gelişime uygun olarak kız ve erkek çocuk karakteri de oluşmaya başlıyordu. Bu dönemde erkek çocuk dış dünyaya daha fazla yönelir, ancak kız çocuk daha içe dönüktür ve anneye, sevgi nesnelerine yakın olma eğilimi daha belirgindir. Normal gelişen, aile içinde büyüyen 3-7 yaş arasındaki her kız çocuğu, eğer kendisini seven bir babası varsa, ona çok düşkün olmaya başlar, babasının bütün ilgisinin ve dikkatinin kendisinin üzerinde olmasını ister. Bu dönem, erkek çocuklarda anneyle ilgili olarak yaşanır ve 3-5 yaş arasıdır.


Kız çocuğunun babadan feragati
Kız çocuğu başlarda babasına karşı çekingendir fakat önce babanın yaptığı ruhsal yatırımla o da babasına ruhsal yatırım yapabilmeye başlar. Sarılmak, kucağına oturmak, elinden tutmak gibi fiziksel yakınlık işaretleri, çocuğun babasına karşı yakınlık duygusunun oluştuğunu ve bebeksi dürtülerinin harekete geçtiğini gösterir. Çocuğun içindeki bebek uyanmış ve babaya bağlanmaya başlamıştır. Aslında normal gelişen bir kız çocuğunda baba çok ilgisiz değilse zaten bu olur. Çocuk, babaya karşı büyük bir yakınlık hisseder ve babasına da bu yakınlığı yaşatır. Ancak kız çocuğunun bu ilişkiyi oluşturabilmesi için, babanın, çocuğuna olan ruhsal yatırımından beslenen desteğine ve sabrına ihtiyacı vardır.