özdeşleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özdeşleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İyi örgütlenmiş bir "kendini kötü hissetmekten kaçınma" yapısı

Bu kişilik organizasyonu kapsamında “iyi örgütlenmiş” ifadesini kullandığım insanlar, çeşitli problemlerine rağmen normal bir hayat sürerler ve “kendi ihtiyaçlarına uygun olmak” gibi bir özellik gösterirler; gerçeklikle belli bir bağları oluşmuştur. Bunun yanında, kişinin çeşitli tutumları birbiriyle bağlantılıdır ve bir amacı gerçekleştirmek için tutarlı bir bütünlük sağlayabilmiştir. Ayrıca kişide, aldığıyla verdiğini dengede tutma ihtiyacının, bir çeşit içsel matematiğin oluştuğu gözlenir. Sözgelimi herkesten yumuşaklık ve anlayış bekleyen bir insan, başkalarına karşı bu yönde davranır. Aksi takdirde ya suçluluk ya da pişmanlık duyar ve hatasını düzeltmeye çalışır.
Bu özelliklerdeki kişilerde suçluluk duygusu, kişilik yapısının tutarlılığının ayakta tutulmasına yöneliktir. Aslında gerçek suçluluk duygusu sevgi nesnelerine zarar vermekten veya onlarla ilişkide sevginin gereklerini yerine getirememekten kaynaklanır. Ancak kendini kötü hissetmekten kaçınma hâkim duygusu ile yönetilen insanlar dünyalarını oluşturan, ruhsal olarak yatırımlandırılmış nesnelerine sevgiden çok ihtiyaç bağıyla bağlıdırlar. Bu yapıdaki kişilerin sevme kapasiteleri sınırlı olduğu için, dünyalarını oluşturan insanlara zarar vermekten çok onları kaybetmekten korkarlar. Bu yüzden, buradaki suçluluk gerçek suçluluk duygusundan farklıdır. Bu yapıdaki kişiler, karşılarındaki insanı kendilerinden ayrı ve farklı bir insan olarak algılayamazlar; özdeşleşerek ilişki kurarlar. Özdeşleşmede, kişi karşısındaki insanı kendisi haline getirir; aslında kendisiyle ilişkisini bir dış nesne üzerinden tekrarlamaktadır. Böyle olunca, insan kendisine yapılmasını isteyeceği bir şeyi başkasına yapmazsa, ortaya suçluluk gibi görünen bir duygu çıkar.